Ege Bölgesi
Ana Sayfa İnternet Hattı Atasözleri Deyimler İsimler Sözlüğü Rüya Tabirleri Meslek Grupları Ermeni Sorunu Tarihte İz Bırakanlar Önemli Günler M.Kemal Atatürk
Hava Durumu Küresel Isınma Deprem Gerçeği Bilim ve Teknoloji Aşk ve Cinsellik Erkekçe Kadınca Yaşam Sağlık Bilgi Hattı
Dünya Türkiyem İstanbul Tarih İnternet Foto Galeri Müzik Eurovision Oyunlar İnternet TV
 
Akdeniz Doğu Anadolu Ege Güneydoğu Anadolu İç Anadolu Karadeniz Marmara Türkiye' de Tatil
 

Ege Bölgesi' nin İlleri...

Afyon

Manisa

Aydın

Muğla

Denizli

Uşak

İzmir Kütahya
Ege Bölgesi iki bölüme ayrılır:

Ege Bölümü

İç Batı Anadolu Bölümü

Yüzey şekilleri

İklim ve bitki örtüsü

Tarım ve hayvancılık

Yeraltı zenginlikleri

Sanayi

Nüfus ve yerleşme

Ulaşım

Tarihi eserler ve turizm

Ege Bölgesi...

Ege Bölgesi...

     Ege Denizi' nin yerinde eskiden Egeid karası bulunmaktaydı. Bu kara parçasının çökmesi sonucunda bugünkü adalar ve yarımadalar meydana geldi. Bölge dağları kıyıya dik uzandığı için kıyı girintili-çıkıntılı, enine kıyı tipidir.

     Kıyıda birçok körfez, koy, yarımada ve buruna rastlanır. Edremit, Çandarlı, İzmir, Kuşadası, Güllük, Gökova başlıca körfezleridir. Reşadiye, Bozburun, Dilek ve İzmir - Karaburun başlıca yarımadalarıdır. Ege kıyıları girintili-çıkıntılı olduğu için en uzun kıyımızdır. Muğla, 1.100 km. kıyı şeridi ile en uzun kıyıya sahip ildir.

     Ege Bölgesi genellikle yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı olan Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Bu genel durum daha çok Ege Bölümü için geçerlidir. İçbatı Anadolu’ da ise denizden uzaklık ve yükselti nedenleriyle iklim koşullarında değişiklik görülür.

     Kuzey kesimlerinde sık sık soğuk baskınları görülür. Yıllık ortalama sıcaklıkta coğrafi enlemin etkisiyle güneyden kuzeye ve yüksekliğin etkisiyle batıdan doğuya doğru azalma görülür. En soğuk ay genellikle ocak, en sıcak ay ise temmuz ayı olarak tespit edilmiştir.

Araştırma: www.internethatti.com

www.internethatti.com

Ege Denizi...

Sularının Özellikleri: Sularının özellikleri bakımından Akdeniz’ e benzerlik gösterir. Tuzluluk oranı, Ege Denizi’ nin kuzeyinde yaklaşık %o33, güneyinde ise yaklaşık %o 37 dir.

Akıntılar: Akdeniz’ in tuzlu suları alt akıntı ile Ege Denizi sularına karışmaktadır. Karadeniz’ den ise Ege Denizi’ ne doğru üst akıntı bulunmaktadır.

Kıyı Tipi: Ege Denizi’ nin Edremit – Kuşadası arası, dağlar kıyıya dik uzandığından enine kıyı tipindedir. Güneybatı Anadolu kıyıları ise (Bodrum, Marmaris, Datça) ria tipi kıyılardır.

Ege Bölümü:

     Bölgenin batı kısmını oluşturur. Kuzeyinde Marmara Bölgesi yer alır. Bölümün en belirgin özelliği batı-doğu yönünde uzanan dağlar ve onların arasındaki ovalardır.

     Bölümdeki sıradağları, Yunt dağı, Kaz dağı, Madra dağı, Bozdağlar, Aydın dağları ve Menteşe dağları oluşturur. Bu dağlar arasında uzanan ovalar ise Bakırçay, Gediz, Büyük ve Küçük Menderes’ tir. Ovalar içinde aynı adı taşıyan akarsular vardır. Bu akarsular batıya doğru giderek Ege denizine dökülür. Bölümde sadece Çamiçi ve Marmara gölleri yer alır.

     Bölümün kıyıları çok fazla girintili çıkıntılıdır. Kıyıya dik uzanan dağların denize doğru çıkıntıları yarımadaları oluşturur. Bunlar; Karaburun, Bodrum, Datça ve Dilek yarımadalarıdır. Yarımadaların arasında ise koy ve körfezler yer alır. Bunlar; Güllük, Gökova, İzmir, Kuşadası, Çandarlı ve Edremit’tir.

     Bölümde Akdeniz iklimi etkilidir. Bu yüzden bitki örtüsü alçak yerlerde maki yükseklerde ise ormandır. Don olayları çok seyrek olarak görülür. Denizin ılımanlaştırıcı etkisi iç kısımlara kadar sokulabilir.

     Bölümde nüfus kıyı kesimde ve ovalarda toplanmıştır. Dağlık alanlar ve Menteşe yöresinde nüfus çok seyrektir. Bölümdeki il merkezleri, İzmir, Denizli, Manisa, Aydın ve Muğla’ dır. İzmir bölümün en önemli yerleşim yeridir. Kent bölgenin sanayi, ticaret ve kültür merkezidir.

     Diğer yerleşim yerleri ise Marmaris, Bodrum, Çeşme, Kuşadası, Datça ve Ayvalık kıyıda, Nazilli, Milas, Ödemiş, Salihli, Turgutlu, Tire ve Söke de iç kısımda yer alır.

     Bölümde zeytin yağı, sabun, pamuklu dokuma fabrikaları yer alır. Ayrıca halı ve kilim dokumacılığı da gelişmiştir.

     İzmir’ de ise petro kimya, oto montaj, sigara, dokuma, çimento ve zeytin yağı sanayileri gelişmiştir. Yatağan ve Soma’da linyit çıkarılır. Bölümde demir ve krom da çıkarılır.

     Bölümün önemli geçim kaynaklarından biri de tarımdır. Çok çeşitli tarım ürünleri bölümde rahatlıkla yetiştirilebilir. Verimli çöküntü ovalarında en fazla pamuk, tütün, üzüm, incir ve zeytin yetiştirilir. Ayrıca sebze, meyve üretimi de çok yaygındır. Bölümde küçükbaş hayvancılık ve arıcılıkta yaygındır.

     Bölümde turizm çok önemlidir. Kıyılarda geniş kumsalların yer alması yaz turizmini geliştirmiştir. Denizli’deki Pamukkale travertenleri ile birçok tarihî eser ve kaplıca da bölümün turistik merkezleri durumundadır.

İç Batı Anadolu Bölümü:

     Ege Bölgesi’ nin doğu kısmını oluşturur. Bölümde plâto ve dağlık alanlar geniş yer tutar. Plâtolar üzerinde, Murat, Eğrigöz ve Emirdağları yer alır.

     Bölümde yükselti arttığı için genellikle karasal iklim özellikleri görülür. Ege Bölümü’ ne göre sıcaklıklar düşüktür.

     Don olayları ve kar yağışı daha fazladır. Bu farklılıklardan dolayı alçak yerlerde bitki örtüsü bozkır, yüksek yerlerde ise orman olmuştur.

     Ege Bölümü’ ne göre nüfus çok azdır. Bölümdeki il merkezleri Kütahya, Afyon ve Uşak’ tır. Diğer yerleşim yerleri ise Simav, Kula, Gediz ve Tavşanlı’ dır.

     Bölümde sanayi pek gelişmemiştir. Uşak’ ta şeker, Kütahya’ da çimento ve şeker fabrikaları vardır. Ayrıca Kütahya’ da çinicilik, Uşak, Demirci, Gördes ve Simav’ da da halıcılık gelişmiştir. Bölümde zengin, linyit yatakları vardır. Tavşanlı, Değirmisaz, Tunçbilek ve Seyitömer’ de çıkarılır. Afyon’ da mermer, Kütahya’da da krom çıkarılmaktadır.

     Bölümün en önemli gelir kaynağı tarımdır. En fazla, buğday, şeker pancarı ve haşhaş yetiştirilir.

Yüzey Şekilleri:

     Ege Bölümü’ nde başlıca dağ sıraları ve bunları birbirinden ayıran vadi olukları, doğu-batı doğrultulu çukurluklar oluşturur. Bu çukurluklar, aralarında kalan doğu-batı doğrultulu yüksek kütlelere dağ sıraları görünümü kazandırır. Çukurlukların batı uçları yakın bir dönemde deniz basmasıyla koy ya da körfez biçimini almış ama daha sonra kısmen ya da tamamen alüvyonlarla dolmuştur ve parçalı bir yapı gösterir. Yer yer 2000 m’ yi geçen dağ kütleleri görülür. Bunlar İçbatı Anadolu’ nun 1000 m’ yi geçebilen düzlüklerinden daha alçak olan Ege Bölümü’ ndeki ovalar üzerinde heybetli bir görünüm kazanır.

     Ege Bölgesi’ nde yerin temelini jeologlaron Menderes Masifi adını verdikleri Saruhan-Menteşe eski kütlesi oluşturur. Paleozoyik zaman ortalarında kıvrılmalara uğramış daha sonra aşınarak düzleşmiş olan bu eski temel, Tersiyer Dönem içinde yeniden yer hareketlerine uğrayınca, bir daha kıvrılamayıp kırılmıştır.

     Belli kırık çizgileri boyunca bazı parçaların çökmesiyle sözü edilen oluk biçimli çukurlar (graben) ortaya çıkmış, bunların arasında da sert ve kristalli kayaçlardan oluşan eski dağ kütleleri (horst) yükselmiştir. Bu eski kütle yeniden kıvrılmamakla birlikte, çevresinde biriken deniz dibi tortulları kıvrılırken onlara kalıp olmuştur.

     Doğu-batı doğrultulu çukur alanlarla bunları ayıran aynı doğrultulu yüksek alanlar kuzeyden güneye doğru şöyle sıralanır: Edremit Körfezi ve Edremit Ova’ sı çukur alanı, Bakırçay Ovası’ ndan Madra Dağı (1.334 m) ve Kozak Kütlesi’ yle (1.051m) ayrılır. Bakırçay Ova’ sı ile Gediz Ovası arasında Yunt Dağı (1.075 m) yer alır; Gediz Ovası’ na kuzeyden Akhisar, güneyden de Nif (Kemalpaşa) Ovaları birer körfez gibi katılır.

     Gediz Ova’ sı ile daha güneydeki Küçük Menderes Ova’ sı arasına Bozdağlar (2.159 m) girer. Bu kütle doğu kesiminde güneydeki Aydın Dağları’ yla birleşir, batı kesiminde ise Nif Dağı’ na (1.506 m) ve kuzeydeki Spil Dağı’ na (1.513 m) bağlanır. Daha güneyde Küçük Menderes ve Büyük Menderes Ovaları arasında Aydın Dağları (1.819 m) uzanır.

     Bu dağlar batıya doğru bükülüp incelenerek Samsun (Dilek) Dağı (1.237 m) üzerinden komşu Sisam (Samos) Adasına geçer. Geniş bir alanı kaplayan Büyük Menderes Ova’ sı Menteşe yöresi içine Çine ve Bozdoğan Ovalarıyla sokulur. En kuzeydeki çukur alanı, Bodrum ve Datça yarımadaları arasında yer alan Gökova Körfezi’ dir.

     Batı Anadolu’ da yer alan ovalar, genellikle dördüncü jeolojik zamanda meydana gelen epirojenik hareketlerle oluşmuştur. Bu hareketler sonucunda bazı alanlar yükselmiş (horst) ve bugünkü dağlık alanları meydana getirmiş, bazı alanlar ise çökmüş (graben) ve çöküntü alanları oluşmuştur. Bu çöküntü alanlarının akarsular tarafında alüvyonlarla doldurulması sonucunda da günümüzdeki ovalar oluşmuştur. Bölgemizdeki en önemli ovalar ise Bakırçay, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes, Balıkesir ve Akhisar ovalarıdır. Ege Bölgesi’ nin güneydoğusunda yer alan ovalar ise çökme olaylarının yanında karstik olayların da etkisi ile oluşmuştur. Denizli, Tavas, Çivril gibi ovaların oluşumunda karstik olaylar oldukça etkilidir.

     Meriç deltası, hızlı ilerleyen taşkın alanlarına sahip bir ovadır. Meriç Irmağı' nın taşıdığı alüvyonlarla oluşmuştur. Bakırçay Deltası, aynı adı taşıyan akarsuyun, Çandarlı Körfezi’ ni doldurması ile oluşmuştur. Yer yer tuzlu bataklıklar bulunan ovada, eski uygarlıkların kalıntıları da yer alır.

     Küçük ve Büyük Menderes Deltaları da birer çöküntü alanının (graben) ucunda oluşan birikinti ovalarıdır. Büyük ve Küçük Menderes Irmakları, Ege Denizi’ nin seviye değişikliklerine de bağlı olarak tarihi dönemlerde hızla denizi doldurmuştur. Öyle ki, İlkçağ’ da bir liman kenti olan Milet, Büyük Menderes’ in denizi doldurması ile bu gün kıyıdan bir hayli ileride kalmıştır.

     Bölgenin İçbatı Anadolu Bölümü’ nde dağ sıraları yerine aralıklı da dizileri görülür. Bu dağlar, güneydoğu-kuzeybatı doğrultusunda birkaç dizi oluştur. Bu dizilerden en doğuda yer alan Emir Dağları (2.307 m), Türkmen (1.826 m), Domaniç (1.845 m) Dağları bölge sınırları dışındaki Uludağ’ a kadar uzanır. Bu dağlar dizisi batıda aynı doğrultudaki Afyon-Karahisar-Kütahya-Orhaneli üzerinden geçen bir çukur alanla izlenir. Bu çukur alanın batısında Kumalar (2.247 m), Ahır(1.915 m), Murat (2.309 m), Şaphane (2.120 m), Akdağ (2.089 m), Eğrigöz (1.931 m) dağları yer alır. Bu dizinin daha batısına gidildikçe geniş bir plato uzanır. Gediz Ovası’ na dik yamaçlarla inen ve yüksekliği kuzeydoğuda 1.000 m’ yi aşan bu platoya Gördes-Uşak Plato’ su adı verilir. Platonun güney kenarındaki Kula kenti çevresinde sönmüş volkan konileri ve yeni lav akıntıları görülür.

     Ege Denizi’ ne dökülen akarsularımız; Batı Anadolu akarsuları, geniş çöküntü hendeklerine yerleşmiştir. Bu çöküntü alanları boyunca batıya doğru akarak Ege Denizi’ ne dökülürler. Denize ulaştıkları alandaki koy ve körfezlerde geniş delta ovaları oluşturmuşlardır. Bu akarsular bölgemiz ve ülkemiz tarımı için oldukça büyük değer taşır. Bunların başlıcaları Bakırçay, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes’ tir.

İklim ve bitki örtüsü:

     Ege Bölgesi genellikle yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı olan Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Bu genel durum daha çok Ege Bölümü için geçerlidir. İçbatı Anadolu’ da ise denizden uzaklık ve yükselti nedenleriyle iklim koşullarında değişiklik görülür.

     Kuzey kesimlerinde sık sık soğuk baskınları görülür. Yıllık ortalama sıcaklıkta coğrafi enlemin etkisiyle güneyden kuzeye ve yüksekliğin etkisiyle batıdan doğuya doğru azalma görülür. En soğuk ay genellikle ocak, en sıcak ay ise temmuz ayı olarak tespit edilmiştir.

     Ege Denizi kıyıları boyunca tam bir Akdeniz yağış rejimi görülür. Yazlar kurak geçer; yağışlar kış aylarında toplanmıştır. Aşağı yukarı bütün meteoroloji istasyonları da yıllık ortalama yağış tutarı 500 mm’ nin üstünde, genellikle de 1000 mm’ nin altında olarak saptamışlardır.

     Ege Bölgesi’ nde kıyıdan itibaren 600-800 m yüksekliklere kadar maki toplulukları ile akrışık olarak kızılçam ormanları görülür.

     Makilerin cılızlaştığı ve toprak örtüsünün inceldiği alanlarda, çoğunlukla dikenli çalılardan oluşan ve “garik” adı verilen bir bitki topluluğu görülür ve genellikle İzmir civarı ile Karaburun yarımadası ve Bodrum civarında yaygındır.

     Orman alanları Ege Bölümü’ nün alçak kesimlerinde makiliklerin, İçbatı Anadolu’ da ise step görünüşlü alanları üstünde yer alır. Ormanların alt basamaklarında çeşitli meşelere rastlanır; iğne yapraklı ormanlar arasında en yaygın tür kızılçam ve karaçamdır.

     Ayrıca Kozak Dağı’ nda fıstık çamı yaygındır. Türkiye’ nin en önemli çamfıstığı üretim alanıdır. Bütün kıyı kesimlerde zeytinliklere rastlanır. Kuzeyden gelen soğuk hava etkilerinden korunan turunçgiller bölgenin güneyine sığınmıştır. Ayrıca kekik, adaçayı, lavanta çiçeği gibi kokulu bitkiler ve Akdeniz iklimine uyan kaktüsler, frank inciri gibi bitkilerde yaygındır. Maki türleri arasında çeşitli meşe türleri (pırnal meşesi, palamut meşesi) kocayemiş, mersin ağacı, defne, yabani zeytinlere rastlanır.

Tarım ve hayvancılık:

     Ege Bölgesi’ nde nüfusun çoğunluğu iklim toprak koşulları ve ulaşım kolaylıklarının da elverişliliğiyle geçimini tarımdan sağlar. Ege bölümünde Akdeniz iklimine uygun bazı bitkiler (zeytin, üzüm, vb.) ağır basar. Ege bölümünden, İçbatı Anadolu bölümüne geçildikçe, tarımın niteliği değişir; tahıl ekimi artar ve hayvancılık geçimde daha önemli yer tutar.

     Tahıl ekiminde buğday başta gelir, onu arpa ve mısır izler. Buğday özellikle Afyon ve Denizli’ de üretilir bu illeri İzmir, Aydın ve Muğla izler. Arpa ise Afyon ve Manisa illerinde, mısırın da başlıca ekim alanı Manisa’ dır. Pirinç ekimine ovalarda az miktarda yer verilir.

     Bölgede yaş ve kuru sebze üretimine de önem verilir. İklim koşulları uygun olduğu için, turfanda sebze (domates, fasulye vb.) yetiştirilerek öbür bölgelere yollanır. Soğan ve patates ekimi yaygındır; baklagillerden en çok nohut ekilir. Kavun ve karpuz üretimi de yaygın biçimde yapılmaktadır.

     Bölgede yetiştirilen sanayi bitkileri arasında tütün, pamuk, susam, keten ve şekerpancarı baş sıralarda yer alır. Edremit Körfezi kıyıları yağ zeytini üretimi kesir ağaç sayısı bakımından başta gelir bakımından önemlidir. Üzüm bağlarına da bölgenin her yerinde rastlanır.

     Üzüm ayrıca şarap ve pekmez yapımında da kullanılır. Kuru üzüm İzmir yöresinde, kış soğuğuna dayanamayan incir ise kıyı kesimlerde yetişir. Ülkemizdeki incir ağaçlarının yaklaşık olarak %81’ i Ege Bölgesi’ ndedir. Turunçgiller bölgenin özellikle güney kesiminde yetişir; Bodrum’ da mandalina; Aydın ve Nazilli arasında portakal yetişir.

     Ege bölgesinde hayvancılık çok gelişmemiştir. Üstelik yakın dönemde otlakların daralması nedeniyle, hayvan sayısında azalma gözlenmektedir. Kıyı kesimde daha çok kıl keçisi, tiftik keçisi ve koyun, iç kesimlerde sığır ve manda besiciliği yaygındır. Balıkçılık ise eski önemini kaybetmiştir özellikle İzmir Körfezi’ nin sularını pis olmasından dolayı. Yine eski önemini yitirmiş olmakla birlikte Bodrum kıyılarında sünger avcılığı yapılmaktadır.

Yeraltı zenginlikleri:

     Ege Bölge’ si yeraltı kaynakları bakımından oldukça zengindir; ama madenlerin birçoğu İlkçağ’ dan beri işletildiğinden, tükenmiştir. Bölgede yaygın olan linyit yatakları, Kütahya ve Soma yörelerinde toplanmıştır.

     Kütahya yöresindeki linyitlerin işletilmesi Kütahya-Balıkesir demiryolunun yapılmasıyla kolaylaşmıştır. İşletilen yataklardan biri Değirmisaz havzasıdır; Tunçbilek bölgesindeki yataklarsa daha önemlidir. Soma’ dan da oldukça iyi nitelikli linyit kömürü çıkarılmaktadır.

     Demire katılarak çelik elde etmeye yarayan krom, Kütahya ve Balıkesir arasındaki yataklardan Çardı’ da çıkarılırken, günümüzde bu ocak tükendiği için bırakılmış, onun yerine Dağardı ve Dursunbey dolaylarındaki ocaklar işletilmeye açılmıştır. Bölgedeki çok sayıda demir yatağının başlıcaları Edremit yöresinde, Ayvalık’ ın güneyinde ve Simav çevresinde yer alır; Selçuk, Uşak ve Tire’ de zımpara yatakları işletilir.

     Ayrıca çeşitli mermer, civa, bor, manganez yatakları vardır. Türkiye’ nin en önemli maden suyu Afyon dolaylarında Kızılay tarafından işletilmekte İzmir’ in Çamaltı tuzlalarından da Türkiye’ nin toplam tuz ürünün 3/5’ ü elde edilmektedir.

Sanayi:

     Ege bölgesi Türkiye’ de Marmara Bölgesi’ nden sonra ikinci sırada yer alır. Özellikle İzmir’ de toplanmış olan başlıca sanayi kolları arasında dokumacılık, makine ve madeni eşya yapımı, besin sanayisi (un, makarna, konserve fabrikaları), tütün işletmeciliği sayılabilir. 

     Pamuklu, dokumacılık, İzmir’ in yanı sıra Aydın, Nazilli, Denizli, ve Uşak’ ta gelişmiştir. Yağ sanayisi tesisleri özellikle Edremit-Ayvalık yöresinde, şeker fabrikaları Uşak, Kütahya ve Afyon’ da yer alır. Uşak, Kula, Gördes ve Simav’ da halıcılık gelişmiştir.

Nüfus ve yerleşme:

     Ege Bölgesi sık nüfuslanmıştır. 1990 sayımına göre bölge nüfusu 8.2 milyondur. Nüfus yoğunluğu bakımından Marmara Bölgesi’ den sonra ikinci sırada yer alır.

     Bölge nüfusunun yarısından çoğu kentlerde yaşamaktadır.

     Bölge nüfusunun önemli bir bölümü, kıyı kesimi ile çöküntü ovalarında toplanmıştır. Kıyı kesiminde de nüfus dağılışı bakımından yöreler arasında önemli farklılıklar görülür. Ovalarda nüfus yoğun, ovaları ayıran dağlık kesimlerde nüfus seyrektir. Güneydeki Menteşe yöresi Türkiye’ nin en az nüfuslanmış yerlerindendir. İçbatı Anadolu ise genel olarak az nüfuslanmıştır.

Ulaşım:

     Ege Bölgesi ulaşım bakımından Türkiye’ nin işlek bölgelerindendir. Doğu-batı doğrultulu vadi olukları, karayollarının iç kesimlere kadar ulaşmasına olanak verir. Bölge çeşitli demiryolu hatlarıyla öbür bölgelere bağlanır. (Ülkemizde ilk demiryolu hattı olan İzmir-Aydın hattı, 1856’ da Ege Bölgesi’ nde hizmete girmiştir).

     Karayolları ve demiryolları, İçbatı Anadolu’ da Afyon ve Kütahya’ da düğümlenir. Denizyolları açısından İzmir limanı (ticaret etkinlikleri bu limanda toplanmıştır) dışında önemli liman yoktur. Turizm bakımındansa Bodrum, Kuşadası, Güllük, Datça ve Marmaris limanları önemlidir. İzmir düzenli hava seferleriyle de İstanbul ve Ankara’ yla bağlantı kurmaktadır.

Tarihi Eserler ve Turizm:

     Ege Bölgesi’ nin turizm bakımından zengin bir doğal ve kültürel yapısı vardır. Dağların kıyıya dik olarak uzanması, son derece girintili çıkıntılı bir kıyı şeridi yaratmıştır (Ege denizi kıyılarının toplam uzunluğu 593 km’ dir) ve doğal kumsalların denize girmeye son derece elverişli olmalarının yanı sıra, yüksek kıyılarda da çekici görünümleriyle ilgi toplarlar.

     Ayrıca yöredeki bük (Akbük, Gökçeler bükü, Değirmen bükü, Palamut bükü, Kargıbük, vb.), özellikle son yıllarda iyice yaygınlaşan yat turizminde, yatlara doğal liman işlevi gören; “Mavi Yolculuk” adıyla yaygınlaşan ve kıyının Kuşadası’ ndan Antalya’ ya kadar olan koylarını dolaşan yat turizmi, bölgeye önemli miktarda yerli ve yabancı turist çekmektedir; ülkemizin başlıca üç yat limanı (Kuşadası, Çeşme ve Bodrum yat limanları) da bu kıyılardadır.

     Ege Bölgesi’ nde egemen olan Akdeniz ikliminin yumuşak niteliği de, turizme son derece elverişlidir: Kışların ılık geçmesi, yazın güneşlenme olanakları, deniz suyu sıcaklıklarının uygunluğu çok sayıda turist çeker. Ege Denizi’ nde deniz suyu sıcaklıkları, kuzeyden güneye doğru artar ve denize girme süresi de bu doğrultuda uzar: Kıyılarda kuzeyden İzmir’ e kadar yılda beş ay olan denize girme süresi, Kuşadası’ ndan sonra artmaya başlar ve Bodrum’ da sekiz ayı bulur.

     Ege Bölgesi’ nde yer alan kaplıca ve içmecelerde sağlık turizmi açısından da ilgi görmektedir: Denizli’ de Karahayıt ve Pamukkale kaplıcaları; İzmir’ de Balçova, Dikili, Davutlar, Çeşme ve Şifne kaplıcaları; Seferhisar’ ın güneyinde Doğanbey kaplıcası; Kütahya’ da Simav-Gediz, Yoncalı, Harlek ve Murat Dağı kaplıcaları ve içmeceleri ile Eynal kaplıcalarıdır., Manisa’ da Kurşunlu kaplıcası ve Sart kaplıcası; Afyon Sandıklı’ da Sandıklı, Gazlıgöl ve Hüdayi kaplıcaları ve içmeceleri yer alır; İzmir’ de Urla içmeceleri.

     Özellikle Pamukkale sıcak su kaynakları, çok eski dönemlerden bu yana bilinmekte ve ilgi çekmektedir. Pamukkale’ nin özelliklerinden biri de travertenleridir: Sıcak maden suları, aşağı döküldükleri dağın yamaçlarını beyaz traverten taraçaları haline getirmiştir (yöreye Pamukkale adı, suyun kapsadığı kalsiyum karbonat nedeniyle oluşan beyazlıktan ötürü verilmiştir). Travertenleri sayesinde çok sayıda turisti çeker.

    Bölgede doğal ve tarihsel güzellikleri korumak amacıyla iki Ulusal park düzenlenmiştir. Bunlardan Dilek Yarımadası Ulusal Parkı, Aydın ilinin Kuşadası ve Söke ilçeleri sınırları içinde yer alır ve Akdeniz bitki örtüsünün en güzel örneklerini kapsar.

     Ayrıca İonialılar’ dan kalma kalıntılar, arkeoloji açısından önemlidir. Manisa ilinin yamaçlarına yasladığı Spildağı üstündeki Spildağı Ulusal Parkı’ ysa, 1500 m’ yi bulan yükseltisiyse yazın Manisa’ nın sıcağından kaçanlara barınak oluşturur (Osmanlılar döneminde bir devre adını veren Manisa lalesi, burada doğal olarak yetişir). Ayrıca bu ulusal park da, Eskiçağ kalıntılarını kapsar. Bölgenin çeşitli illerinde düzenlenmiş Ormaniçi Dinlenme Yeri de, yerli ve yabancı turistlere çeşitli hizmetler sunar.

     Ege Bölgesi, arkeoloji ve tarih özellikleriyle de bol bol turist çeker.: İzmir’ de Efes ve Bergama; Denizli’ de Pamukkale (Hierapolis); Aydın’ da Priene, Miletos, Didim, Afrodisias, Datça’ da Knidos: Bodrum’ da Halikarnassos; Manisa’ da Sart yıkıntıları. Dünyanın yedi harikasından ikisi Ege Bölgesi’ ndedir (Efes Artemis tapınağı ve Halikarnassos Mausoleion’ u). Ayrıca, Selçuk’ ta Meryem Ana’ nın Evi ve Sen Jan Kilisesi, Didim’ de Apollon tapınağı, çok sayıda yabancı turist çekmektedir. Günümüzde Ege Denizi kıyısındaki Akçay, Ören, Ayvalık, Foça, Çeşme, Kuşadası, Didim, Güllük, Bodrum, Datça, Marmaris gibi yerleşim merkezlerimiz, yaz mevsiminde gerçek birer turizm odağı haline gelmiştir.

 
Ege Bölgesi - Videolar...

Ege Bölgesi' nin Videosunu İzlemek İçin Tıklayınız

Videoları izleyebilmeniz için sisteminizde Windows Media Player 10 programının olması gerekmektedir. Programı yüklemek için tıklayınız...

Not: Videolar ayrı bir sayfada açılır.                                              Video Kaynak: http://internettv.meb.gov.tr

Sevgi Bahcesi Toplist