|
Dünya' yı
bekleyen mega felaketler arasında, büyük bir gökcisminin gezegenimize
çarpması da yer alıyor.
Böyle bir durumda dünya dev
toz bulutuyla kaplanacak, Güneş aylarca ortadan kaybolacak, küresel
yangınlar ve yoğun asit yağmurları meydana gelecek, bitkisel örtü harap
olacak, yaşamın sürmesini sağlayan besin maddelerinde büyük kıtlık
yaşanacak.
Sadece
dayanıklı canlılar ayakta kalabilecek. NASA' dan asteroit takipçisi Dr. Donald Yeomans, "Dünya' yı ciddi biçimde etkileyebilmesi için, çarpacak
cismin 1.5 kilometre çapında olması lazım. Buna da ancak milyon yılda bir
rastlanıyor" diyor.
Atmosferde yanıyor
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Mehmet Emin Özel, asteroitler ve kuyruklu yıldızlardan kopan parçaların
birbirleriyle, gezegenlerle sık sık çarpışarak birbirlerini parçaladıklarını
ve çeşitli zararlar verdiklerini belirtiyor. Bunun günümüzde de sürmekte
olduğunu anlatan Özel, şunları söylüyor:
"Geçmişte daha yoğun ve şiddetli çarpışmalar dönemleri yaşandığının izleri
gezegen ve ay yüzeylerinden kolayca anlaşılmakta. Dünyamızın kendisi de,
Güneş' in bir gezegeni olarak oluştuğu dönemin başlarında (yaklaşık 4 milyar
yıl kadar önce), Mars boyutlarında bir gökcismiyle çarpıştı. Bunun sonucu
kopan parçaların ana kısmının uydumuz Ay' ı oluşturduğu hesaplanıyor. Dünya
atmosferine çok küçük boyutlarda her gün yaklaşık 4 milyar meteorit giriyor.
Birçoğu atmosferde yanıyor."
Tufan ve dinozorlar
"Nuh Tufanı" efsanesine de dev bir meteorun yol açtığı öne sürülüyor. Bilim
adamlarına göre, Basra Körfezi' ne MÖ 4 bin yılları civarında düşmüş
olabilecek büyük bir meteorun denize çarpması sonucu tufanın olması
muhtemel. Global ölçekte değişime neden olan son büyük meteor çarpması, 65
milyon yıl önce oluşmuş ve bu felakette atmosfere kalkan yoğun gaz ve toz
bulutu güneşin ısıtıcı etkilerinin aylarca, belki de birkaç yıl tümüyle
kesilmesine ve iklimde kısa dönemli büyük çapta değişikliklere yol açmış. Bu
büyük trajediyle başta dinozorlar olmak üzere, karalarda ve denizlerde
canlıların önemli bir bölümü yok olmuş. Bu olayın izi olarak, Meksika
Körfezi' nde 300 km çaplı Chicxulub krateri gösteriliyor.
Daha yakın dönemde, 50 bin yıl önce, Kuzey Amerika' nın ortalarındaki Barringer krateri ve 30 Haziran 1908 gibi çok yakın bir tarihte de,
Sibirya' da, meteor düşmesi nedeniyle, tahminen 2 bin kilometrekarelik bir
alanın yanmasına neden olan Tunguska olayı yer alıyor.
'Nükleer kış' gelebilir
Dünyamızın hâlâ bu türden bir tehdit altında olduğunun kesinlik kazanması,
son yıllarda Holywood' un da gündemine girdi. Bu tarz çekilmiş filmlerin
popüler olanları, Derin Darbe (Deep Impact) ve Kıyamet Günü (Armageddon).
Gerçekten, çarpmadan kıl payıyla kurtulduğumuz bazı olaylar olmuş ve daha da
olacak. Ancak, bu şansımız ne kadar devam edecek? Olasılık hesaplarının
yanıltıcı rahatlığı bir anda sona erebilir ve büyük felaketle kısa sürede
karşılaşabiliriz.
Dünya' yla çarpışma rotasında olduğu hesaplanan bir göktaşı gözlendiğinde
alınabilecek önlemler konusunda da bazı çalışmalar yapılıyor. Geçtiğimiz
aylarda, bir NASA uzay aracı, Tempel-1 adlı eski kometin yanına kadar gidip
üzerine bir 'mermi' fırlatma ('Derin Darbe') deneyini başarıyla
gerçekleştirdi. Düşünülen, dünyanın nükleer silah stokunun bir bölümünün,
aynen adı geçen filmlerdeki senaryoya benzer şekilde, dünyayı tehdit
yörüngesinde olan gökcismiyle çarpışmasının sağlanması ve mümkün olursa
yörüngesinin bu veya benzeri yollarla değiştirilmesidir.
Dünyamıza çarpabilecek büyük boy bir meteoritin, "nükleer kış" olarak
bilinen, global düzeyde bir iklim değişimini tetikleyip tetiklemeyeceği
konusunda da hesaplar yapılmakta. Hesaplar 10 bin megaton TNT' nin
patlamasına eşit güçte bir patlamayla benzeri olayların tetikleneceği
yolunda. Böyle bir olayda dünya nüfusunun yüzde 25' i yok olabilir.
Medeniyetin yeniden kurulması yüzyıllar alabilir.
1000 yılda gelen tehlike
TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi' nden Dr. Tuncay Özışık ve İstanbul
Üniversitesi' nden Dr. Mevlana Başal, ortalama 1000 yılda bir futbol sahası
büyüklüğünde bir göktaşının dünyaya çarparak büyük felaketlere yol açtığını
belirterek şunları söylüyorlar:
"Dünya' ya yaklaşabilecek kuyrukluyıldızlar, gezegenlerin çekim etkisiyle
yörüngelerini değiştirerek tehlikeli hale gelebilir. 1994' te Shoemaker-Levy
kuyruklu yıldızının parçalanarak saniyede 60 km hızla Jüpiter' e çarpması
bunun en güzel örneği. 1 km' den büyük çaplı bir uzay kayasının gezegenimize
çarpması, doğuracağı devasa gelgit dalgaları, büyük yangınlar ve şok
etkileriyle insanlık için bir felaket dönemine sebep olabilir, hatta tüm
dünya hayatını tehdit edebilir.
9 Temmuz 2002' de MIT (Massachusetts Institute of Technology) astronomları,
sonradan adına 2002NT7 denilen 2 km büyüklüğünde tuhaf yörüngeli bir uzay
kayası buldu. Bu cisim, Güneş etrafında birçok göktaşından farklı olarak,
çok daha eğimli bir yörünge takip ediyor, dolayısıyla zamanının büyük
kısmını gezegenler düzleminin üst ve alt uzağında geçiriyordu. Hesaplamalar,
2002NT7' nin 1 Şubat 2019 tarihinde Dünya' ya çarpma ihtimalinin olduğunu
gösteriyor: Çarpışma ihtimali 250 binde 1... NASA, bu ihtimalin hem çok
küçük hem de çok belirsiz olduğunu açıkladı."
www.internethatti.com
|